İsmail oğlu Argyrakis Ali
ELEfthimis LekakisYazar
Lozan Antlaşması uyarınca dinleri nedeniyle mübadele edilerek Ege Denizi kıyısındaki Ayvalık’a gönderilen, Selino’nun Sarakina köyünden İsmail oğlu Argyrakis Ali’nin hikâyesi.
“Ben Ali’yim, İsmail Argyrakis’in oğluyum. O zavallı Kandanosluyum. Girit’ten ayrılmadan önce kendimi Rum sanmıyordum. Burada, gurbette, anladım ki Türk de değilmişim. Rum değilim; Türk değilim; ben neyin nesiyim, Allah aşkına? Ben düpedüz şeytanım. Ben Giritliyim!!”
“Bunca yıldır bu topraklarda, Ayvalık’ta yaşıyorum ama ruhum bir türlü huzur bulmadı. Yeni köylülerime alışamadım. Havasına alışamadım. Bazen boğulacak gibi oluyorum. Bizi zorla o lanet yola çıkardılar. Neden? Çünkü biz hiçbir zaman Türklerin ne dilini öğrendik ne de alışkanlıklarını. Bizim inancımız farklıydı ama sizinle aynı kandandık. Her iki milletin de aynı kökü, aynı dili ve aynı kusurları vardı. Bir an birbirimizi boğazlıyorduk ama kendi aramızda da aynısını yapıyorduk. Argyrakisler, aynı inanca sahip olduğumuz halde Kaourislerle birbirlerini öldürüyorlardı. Hem de ne uğruna? Şeytanın çıkarları uğruna. Ama şimdi öğreniyorum ki siz de iki gruba ayrılmışsınız. Kırmızılar ve beyazlar… ve birbirinizi öldürüyorsunuz…”
“Gemide eşyalarımla birlikte binerken Muhammed’e dua ediyordum: ‘Ah, bir daha geri dönebilsem de bütün şu körü körüne inananları, aynı kandan olanları bir güzel kesebilsem’ diye. Ama şimdi diyorum ki: ‘Ah, bir sabah geri dönebilsem de toprağını öpsem. Selino’ya girsem, zeytin ağaçlarını ve bağlarını selamlasam. Ve orada, vatanımın kutsal toprağında ölsem.’ Çünkü benim için gerçek vatan işte orasıdır. Girit’in Selinosu.’” Kişisel arşivlerimden: İsmail oğlu Argyrakis Ali 1894 yılında Selino’nun Sarakina köyünde doğdu. Çiftçilik ve arazi sahipliğiyle uğraşıyordu. Ocak 1897’ye kadar Selino’nun Kandanos köyünde, daha sonra Hanya’da yaşadı. 1924 yılında Balıkesir’e bağlı Ayvalık’a yerleşti.
